Άρθρο του Ι. Γρηγοριάδη στην εφημερίδα Taraf
Not translated into English yet: shown in Greek.
Τη Δευτέρα, 9 Ιανουαρίου 2012 δημοσιεύθηκε το πρώτο άρθρο του Δρ. Ι. Γρηγοριάδη, Επικ. Καθηγητή Πολιτικών Επιστημών στο πανεπιστήμιο Bilkent στην Άγκυρα, με θέμα τις δομικές αιτίες της ελληνικής κρίσης. Με αυτό το άρθρο εγκαινιάζεται και τυπικά η συνεργασία του κ. Γρηγοριάδη με την εφημερίδα Taraf στην οποία θα γράφει τακτικά. Ακολουθεί απόσπασμα του άρθρου.
KARŞI TARAFTAN 09.01.2012
Ioannis N. Grigoriadis
Yunanistan krizinin yapısal nedenleri
Son iki sene boyunca büyüyen Yunanistan krizi, Türkiye’de büyük ilgi topladı. Komşu niye battı? Avrupa Birliği üyeliği, Yunanistan’a niye yaramadı? Bu gelişmeler Türk-Yunan ilişkilerini nasıl etkileyebilir? Yunanistan’ın krizinin kökleri, 1970 ve 1980’lere kadar dayanıyor. Türkiye ve Yunanistan arasında en önemli yapısal farklar bu dönemde oluştu ve belirginleşti. 1974 Kıbrıs olayları ve akabinde yaşananlar Yunanistan’ın Türkiye’nin aksine cunta ve askerî vesayetten kurtulmasına neden oldu. Öte yandan yine Türkiye’nin aksine Yunanistan 1980’lerde devlet sektörü ağırlıklı, dış borca bağımlı, rekabet gücü düşük bir ekonomi modeli olarak dikkat çekiyordu. İşte o dönemin devletçi ekonomisinin bedelini Yunanistan şimdi ödüyor. Peki, 1980’lerden 2007’e kadar bu krizin patlamasını ne engelledi? Bu gecikmenin birçok nedeni var.
a. Avrupa Birliği üyeliği. Avrupa Birliği hibe ve sübvansiyon programları Yunanistan kamu sektörüne sıcak para akışı sağlayarak ülkenin yapısal sorunlarının önüne bir perde çekti. Aynı zamanda bu hibeler Yunanistan ekonomisinde kamu sektörünün payını daha da büyütüp, dolaylı olarak yolsuzluğun artmasına da yol açtı.
b. Soğuk Savaş’ın sonu. Soğuk Savaş’ın sona ermesi de Yunanistan’a çok yaradı ve yapısal sorunların su yüzüne çıkmasını engelledi. Kuzey’den gelen komünist tehdidin ortadan kalkması Yunanistan ekonomisinin özel sektörüne Güney Doğu Avrupa’da yeni, keşfedilmemiş bir ekonomik bölge ve yatırım alanı açılmasını sağladı. Yunan şirketler Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan gibi ülkelerde bankacılık, telekomünikasyon, enerji sektörlerinde çok ciddi yatırım yaptılar.
Μπορείτε να διαβάσετε τη συνέχεια του άρθρου εδώ.