Galata Rum Okulu’nda bahar ile gelen yeni bir soluk

Bir zamanlar aktif olarak eğitim veren ve genç zihinlere hayata dair bilgiler aktaran bir öğretim kurumu olan Galata Rum Okulu, günümüzde bir kültür kurumuna dönüşerek, kültür ve sanat ile yaratıcı zihinler için benzer bir işlev üstlenmekte. Sanat ve tasarım alanında çeşitli kurumlar ile ortaklıklar kurarken diğer yandan da sahip olduğu kimliksel mirasa ve içerisinde bulunuğu kentin belleğine işaret eden etkinlikler dizisine ev sahipliği yapmaktadır.
Nisan ayı bu anlamda gerek kurumsal ortaklık gerekse Galata Rum Okulu'nun kendi bünyesinde gerçekleştirdiği ilk sergiyi İstanbullu sanatseverler ile buluşturdu. 3,4,5 Nisan tarihleri arasında Akın Nalça ve Terminal Design ekibi tarafından hazırlanmış olan ''Mekan ve Olsılıklar'' sergisi bu ortaklıklardan biriydi. 3 gün boyunca, her gün farklı temalar altında, dünyaca ünlü tasarımcıların katıldığı konferanslar ve mekânsal örneklemelerle, ilgili tüm sektörlerden kanaat önderleri, profesyoneller, tasarımcılar, mimarlar ve akademisyenler için dinamik bir buluşma düzenleniyor. Çeşitli mekan ve sergileme enstrümanları ile içerisinde bulunulan mekanı gerek işlevsel anlamda gerekse atmosferik bir biçimde alanın enerjisini dönüştüren tasarımların bulunduğu sergi ile okulun mekansal gerçekliği de farklı bir boyuta geçti.
Sergi süresince gerçekleşen konuşma ve konfernas dizilerinde Üwe Brückner, Tobias Wallisser, Marc Tamschick, Peter Stamberg ve Paul Aferiat, John Ryan, Alastair Kean, Charles Stone gibi dünyaca ünlü isimler mekanda kimlik ve atmosfer yaratma, scenography/sahneleme , ışık& ses gibi mekansal araçların ve teknolojinin kullanımı, müze mekanları, mağazalar, sergileme gibi konularda deneyimlerini aktardı.
''Mekan ve Olasılıklar'' sergisi sonrasında , 22 Nisan'da açılan, Domenikos Theotokopoulos'un 400. yıldönümü dolayısı ile okulun kendi bünyesinde düzenlediği ilk araştırma bazlı sergi olan ''İmge ve Ötesi: Domenikos Theotokopoulos'' ile İstanbullu sanatseverleri ikonaların ve El Greco'nun bilinmeyen dünyasına davet etmekte. ''İmge ve Ötesi:Domenikos Theotokopoulos'' sanat tarihinde çoğunlukla El Greco olarak bilinen Domenikos Theotocopoulos'un bilinmeyen ikonograf kimliğine odaklanarak, aynı zamanda esas olarak dinsel tasvir'in ötesinde bir anlama ve derin bir felsefeye sahip olan ikona ile görünmez yaratıcısı olan ikonografların dünyasına ışık tutmaktadır.
İzleyiciyi fiziksel dünyadan tinsel Alana taşıyan ikonalar, ''görünmeyeni'' görünür kılan bir araç niteliğindedir. İkonograflar ise , bu imgelerin sessiz yaratıcıları olarak, görünmeyen, içsel olan bu alanı görmemizi sağlayan ve bu dünyayı yaratımları aracılığı ile ortaya çıkararkan sanatçılardır.Sanat tarihi boyunca geçmişten bugüne birçok sanatçıyı derinden etkilemiş olan Domenikos Theotokopoulos Girit doğumlu olup, yaşamının ilk dönemlerinde Venedikte sanatsal pratiğinin ilk adımı olan ikonografiye yoğunlaşmış ve Bizans ikona geleneğini benimseyerek ileriki dönemlerinde gerçekleştirdiği resimlerinde de bu görsel dilin ışığında pratiğini dönüştürmüştür.
Görünmeyen olanın kapılarını aralayan Domenikos Theotokopoulos'un ikonograf kimliğini keşfederken, aynı zamanda içerisine bulunduğumuz coğrafyanın sosyo kültürel belleğinin de bir parçası olan ikona sanatının bilinmeyen yönlerine ışık tutan sergi iki kattan oluşmakta.
İlk kata izleyiciyi içsel ve dışsal olan dünyaya işaret eden iki kapı karşılamakta. Görünenin ötesine aralanan bu kapılar izleyiciyi bilinmeyen ve içsel olan bir odaya yönlendirmekte .
Serginin ikinci katı deneyimsellikten çıkarak daha eğitici bir yapıya dönüşüyor ve her oda farklı temalar çerçevesinde ilerliyor. Domenikos Theotokopoulos'un ikonografisini anlayabilmenin en iyi yolu esas olarak içerisinde yaşadığımız coğrafyadan çıkmış bir sanat olan ikonografinin ne olduğunun irdelenmesine bağlı olduğundan dolayı her oda farklı bir soruya yanıt aramakta. İkona nedir? İkonograf kimdir ? vs. Bu anlamda açık bir kitap niteliği taşıyan ikonalar gibi bu sergi ile beraber okul da açık bir kitaba dönüşerek tüm bu bilinmeyen olan dünyanın derinliklerine davet ediyor izleyiciyi.
Sergi'nin akademik danışmanlığını Işık Üni. öğretim üyesi Prof.Dr.Eva Aleksandru Şarlak ve küratörlüğünü Hera Büyüktaşçıyan gerçekleştirmektedir. Galata Rum Okulu bünyesinde gerçekleşen ve Hollanda Başkonsolosluğu'nun MATRA İnsan Hakları fonu ile desteklenen bu dokümanter serginin araştırması ve içeriği Adil Öztürk, Ruhiye Onurel (ROŞ), Kültürel Mirası Koruma Merkezi'nden Selen Erken ve Cansu Kuman tarafından gerçekleştirilmiştir.
30 Nisan 2014 Çarşamba günü ise Atina'daki National Gallery'nin direkötrü olan sanat tarihçi Prof. Marina Lambraki Plaka'nın konuşmasına ev sahipliği yapti.
Kendi bünyesinde gerçekleştirdiği sergilerin ilki olan bu proje ile Galata Rum Okulu bir zamanlar öğrencilerle dolu olan bir eğitim kurumundan, kültür sanat alanında sağlayacağı eğitim ve paylaşım platformunu ve kimlik/kent belleğine sahip çıkarak tüm yaratıcı zihinleri çatısı altında toplayan önemli bir yapıya dönüşmektedir.
Hera Büyüktaşçıyan
Sanatçı ve Galata Rum Okulu Kültür Danışmanı