Şişli Rum Mezarlığındaki eser-mezarların koruma ve kurtarma projesi

Beyoğlu Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı'na ait Şişli Rum Mezarlığı'nın konu edildiği "Ölüler, Unutulduklarında Ölür" adlı belgesel filmin gösterimi geçtiğimiz hafta Atina Koleji'nde gerçekleştirildi.
Dört yıl önce başlatılan Şişli Rum Mezarlığındaki 40 eser-mezarın koruma ve kurtarma projesinin tamamlanması vesilesiyle gerçekleştirilen geceye Ekümenik Patrik Bartholomeos'un yanısıra Yunanistan Başpiskoposu Ieronimos da katılırken gecede bir çok kurum ve kuruluş da yer aldı.
Yönetmenliğini Aggeliki Aristomenopoulou müziklerini de Mimis Plesas'ın yaptığı White Room yapımı belgeselin Atina Koleji'ndeki gösterimi izleyenlere duygu dolu anlar yaşatırken mimari ve heykel sanatı açısından açıkhava müzesi değeri taşıyan Şişli Rum Mezarlığı'na atfedilen gecenin sunuculuğunu gazeteci Sia Kossioni yaptı. Hoşgeldin konuşması Atina Koelji'nin Başkanı tarafından yapılırken sırasıyla belgeselin yapımında destekçi olan Panağia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı'nın Başkanı Yorgo Papaliaris, VGM Cemaat Vakıfları Temsilcisi Lakis Vingas, besteci - müzisyen Mimis Plessas ve belgeselin fikir babası Nikos Mihailidis birer konuşma yaptılar.
Gecede Patrik Bartholoemeos, atalarımızı silmenin ve köklerimizden ayrılmanın mümkün olmamasından mütevellit Şişli Mezarlığı'nın korunması gerektiğine vurgu yaparken "kabristanlar süküt mekanları değildir, yaşanmışlıkların şahididir. Susmaz, konuşurlar" , ifadelerini kullandı.
Belgeselin fikir babası Mihailidis ise konuşmasında "Şişli Mezarlığı Türkiye'nin en büyük Rum Ortodoks Mezarlığı, Avrupa'nın da en görkemli mezarlıklarından biridir. Tüm dünyada buraya eşdeğer veya daha yüksek seviyede gösterilebilecek tek eser Paris'teki ünlü Pere Lachaise mezarlığıdır. Muhafazası anlamlıdır, zira uygarlık seviyemizi göstermesinin yanısıra kültürel mirasımızdır ve Rum toplumumunun yaşaması için gerek şarttır. Bu eserleri ancak böyle, kültürel mirasımızın bir paraçası olarak koruyarak İstanbul'un görülmeye değer eserlerinden bir olarak tanıtabilmeliyiz. Bu mezarlığı tanıtabilmenin yollarından biri de bir belgesele imza atmaktı" dedi.
Panağia Kilisesi Vakfı Başkanı Yorgo Papaliaris de konuşmasında Şişli Mezarlığı'nın Rum Toplumunun tümüne ait bir miras oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Mezarlığın sorumluluğunu üstlenen ve kullanan bizler için bu gecenin anlamı sembolik ve duygusal açıdan daha da büyük. İzninizle kişisel olarak söyemeliyim ki bana mezarlığın Rum Ortodoks mirası açısından değerini, vakfın başkanlığını ilk üstlendiğimde Patrik Bartholomeos Hazretleri öğretmiştir". Mezarlıkta kurtarma çalışmalarının dört sene evvel başladığına işaret eden Papaliaris, mezarların birer birer restore edildiğini sözlerine ekledi. Papaliaris konuşmasında şunları söyledi: "İşin doğru yapılması açısından, baştan beri zaman ve maddi kaynağın yanısıra, sabır ve uzman bir ekibe ihtiyacımız olduğunu biliyorduk. Çalışan ekipler deneyimliydi. Beraber çalıştığımız teknik ekip İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın benzer çalışmalarını yürütmüş bir ekipti. Atina'dan getirttiğimiz ekip de aynı yeterlilikteydi".
Son olarak cemaat vakıfları temsilcisi Lakis Vingas da konuşmasında oluşan yeni dinamiklerle beraber çözümler üzerine odaklanıldığına ve bireyselden çok kollektif çalışmanın arttığına işaret ederek şunları söyledi: "Artık nereden geldiğimizi daha iyi biliyoruz ve taşıyıcılığını üstlendiğimiz bu tarihi mirasın daha fazla bilincindeyiz. Bu çerçevede İstanbul Rum toplumunun burada, Atina Koleji'nin evsahipliğinde bulunuyor olmasının sebebi de bu 40 tane eser-mezarın koruma ve kurtarma çalışmalarının sizlere sunumudur. Baktığınızda, bu eserleri yapan ellerin antik ve modern Yunan medeniyetinden ilham aldığından kimsenin şüphesi yoktur".